Tue, 27 Jun 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

HALK ÖZEL HAREKATI DARBECILERE DEMOKRASI DERSI VERDI

Halk Özel Harekati Darbecilere Demokrasi Dersi Verdi
1. Başarısız darbe girişiminden sonra Erdoğan’ın popülaritesi arttı, yani zirve yaptı. Erdoğan’ı destekleyenlerin yanı sıra Erdoğan politikasına karsı olan insanlar bile tankların önüne çıktı. Bu durumu nasıl yorumlarsınız? 
- Öncelikle şunu söylemekte yarar var. Yapılan bu darbe girişimi sadece Sayın Erdoğan’a değil tüm Türkiye’ye yani tüm Türk halkına yapılmıştır ve insanların sokaklara caddelere çıkarak buna karşı çıkması gayet doğaldır. Türk halkı sağcısı solcusu Alevi’si Kürdü bütün etnik grupları ile birlikte bir bütündür ve bu birlikteliğini tarih boyunca göstermiştir. İnsanlar arasında fikir ya da siyasi düşünce ayrılıkları bulunabilir bu doğaldır fakat böyle tüm halka yönelik yapılmış ve ülke geleceğini ilgilendirecek her konuda bu ülkenin bütün toplumları bütün kesimleri her zaman ortak hareket etmişlerdir. Bu mücadele İstiklal Savaşında da yaşanmıştır ve şu anda da Türk halkı ona benzer şekilde ortak hareket ederek hem kendi hem de Türkiye’nin geleceğini kurtarmaya çalışmakta ve darbecilere karşı ortak mücadele etmektedirler. 
Sorunuzun cevabına gelecek olursam Türkiye darbelerden çok çekti ve yaşanan her darbe ve darbe girişimi ülkenin geleceğinden neredeyse 50 yıl çaldı. Türk halkı bunu iyi bildiğinden dolayı bu darbe girişimine karşı mücadele başlattı ve bunu başardı. Rahmetli Alparslan Türkeş’in söylediği gibi “En kötü demokrasi en iyi darbe idaresinden daha evladır” yani en kötü demokrasi her zaman darbeden iyidir çünkü darbe rejiminde yani diktatörlükte insanların canı malı hatta namusları bile darbecilerin iki dudağı arasındadır fakat en kötü demokrasi de işleyen hukuk sistemine göre canınızı malınızı ve namusunuzu koruyabilirsiniz. Bundan dolayı karşıt görüşlü insanların dahi sokaklara inerek darbe karşıtı gösterilere katılması ve Sayın Erdoğan’ı desteklemesi gayet normaldir. Bir ülke bu zamanlarda bir ve beraber olur ve Türkiye bunu başarmıştır.
2. Söylenenlere göre Rus istihbaratı Erdoğan’a suikast hazırlandığını ve darbe girişimi bilgisi almış ve Putin Erdoğan’a iletmiş. Bu söylenenin ne kadar gerçeklik payı var? 
- Şu ana kadar böyle bir bilgi ne resmi makamlarca ne de Türk basını tarafından dile getirildi. Eğer böyle bir şey varsa ilerleyen günlerde açıklama yapılır ama şu ana kadar Sayın Erdoğan başta olmak üzere kimseden böyle bir açıklama gelmemiştir ve bundan dolayı doğru olmadığını düşünüyorum.
3. Halk "En Kötü Demokrasi, en iyi Darbeden İyidir" düşüncesi ile sokaklara akın etti. Sizce ileriki zamanda demokrasiye sahip çıkan halk devletten nelerin değişmesini isteyebilir ya da böyle bir şey talep edebilir?
- Şu anda hepimizin tek beklentisi devletin her kurumuna ve kademesine sızmış bu terör örgütüne bağlı insanların temizlenmesi. Ülkemizin geleceği için muhakkak önemli adımlar atılacaktır ve bu tip kişilere bir daha müsamaha gösterilmeyecektir. Türk halkı her zaman demokrasinin yanında olmuştur ve darbe karşıtı gösterilerle ile beraber kendi isteklerini açıkça belirtmişlerdir o da; demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün korunması ve bu durumun daha da arttırılmasıdır.
4. Alman basınında yer alan birçok haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbeden sonra düşmanlarını temizlemek ve başkanlığa gitmek için kendi kendine darbe girişimi yapmış olabileceği ileri sürüldü. Bununla ilgili düşünceleriniz. 
- Açıkçası böyle saçma sapan düşüncelere ve görüşlere cevap dahi vermek istemiyorum ama en azından şunu söyleyeyim, hiç kimse sadece başkan olmak için kendi halkına silah sıkmaz tanklarla onu ezmez. Ülkemizde de bazı insanlar darbe girişiminin tiyatro olduğunu düşünmekteler. Onlara ve onlar gibi olanlara şunu söylemek istiyorum: “İnsanın kendisi ne ise karşısındakini de öyle görürmüş ve bundan dolayı hepinize yazıklar olsun”. 
Ayrıca bir başka ülkenin bunu dile getirmesi akıllara şunu da getiriyor “acaba bu darbe girişiminde onlarında parmağı ve desteği var mı?”. Açıkçası bunu düşünmeden edemiyorum. Eğer bu mantıkla işleri yürütürsek yaşanan son gelişmelerde de mesela Fransa'nın yaşamış olduğu terör saldırısını Fransız hükümetinin ya da Belçika havaalanındaki terör saldırısının da Belçika hükümeti tarafından yapıldığını düşünmek zorunda kalırız. 
5. Rusya Devlet Başkanı Putin, darbe girişimine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı aradı ve Putin, "Anayasaya aykırı hiçbir davranış olmamalı." dedi. Ayni zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin'in ağustos ayının ilk haftasında yüz yüze görüşeceği öğrenildi. Darbe girişiminden sonra konuşulacak olan konular ne gibi değişikler olacak, masaya yatırılacak konulara neler eklenecek? 
- Darbe girişimi sonrası muhakkak iki ülke lideri arasında gerçekleşecek buluşmada konuşulacak konularda da artış meydana gelmiştir. Bu bağlamda Sayın Erdoğan’dan Rusya’da bulunan FETÖ üyelerinin durumu ve Türkiye’ye gönderilmesi konusu da muhakkak konuşulacaktır. Bunun dışında Suriye sorunu konusunda da ortak payda da buluşulacağı ve ortak hareket edileceğini düşünmekteyim. Yaşanan son gelişmelerden sonra ve özellikle de Dugin’in Türkiye’ye gelerek çeşitli görüşmelerde bulunmasından sonra ilişkilerin daha da artacağını ve çeşitli konularda işbirliği içerisine girileceğini düşünmekteyim. Ayrıca bana göre en önemli konulardan bir tanesi de Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütüne üyeliği de tekrardan masaya yatırılabilir. Bilindiği gibi yaşanan gelişmelerden sonra Türkiye’nin NATO üyeliği ile alakalı özellikle ABD Dışişleri Bakanı Kerry tarafından çeşitli açıklamalar yapılmıştı. Türkiye NATO’ya gözdağı vermek için tekrardan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyelik durumunu masaya yatırabilir.
6. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Türkiye ile Azerbaycan arasında 3 Haziran'da imzalanan ve Cumhurbaşkanı Aliyev'in onayladığı protokol gereği, Azerbaycan’da bazı tesislerin - Kızıl Şark askeri üssündeki bina ve yapılar ile Hacı Zeynel Abidin kasabasındaki askeri havaalanındaki bir terminal TSK kullanılmasına verilmesine dair” protokolün onaylanması için talimat imzaladı. Darbe girişiminden sonra bu talimatın imzalanması nelere işaret ediyor. Bu konuyla ilgili fikirleriniz bilmek isterim.
- Türkiye ve Azerbaycan iki kardeş ülkedir ya da diğer bir deyişle “Tek Millet İki Devlet” sloganıyla uluslararası arena da hareket etmektedir. Bu protokol iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra askeri ilişkilerin gelişmesi ve geliştirilmesi için atılmış adımlardan bir tanesidir. Protokolün onaylanmasının bu döneme denk gelmesi muhakkak bazı soruları akıllara getirecektir fakat bence altında fazla bir şey aramamak gerekli. Türkiye’nin Azerbaycan da kendisine üs edinmesi Azerbaycan için büyük önem arz etmektedir. Dağlık Karabağ sorununda Türkiye her zaman Azerbaycan’ı desteklemiştir ve şimdi Türk askerinin de Azerbaycan da ki bu üslerde olması Ermenistan için ayrı bir tehdittir. Bundan sonra atacağı adımları daha dikkatli atmak zorundadır Ermeni hükümeti.
7. Türkiye’de Darbe girişiminde yaşanan kaosun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, MGK toplantısında alınan Olağanüstü Hal kararını açıkladı. OHAL ilan edilmesi neleri sınırlayacak. Nasıl etkileyecek ülkeyi?
- Açıkçası böyle bir kararın çıkması yaşanan olaylar sonrası gayet normal. Sayın Erdoğan dahil olmak üzere hükümet yetkilileri tarafından gerekli açıklamalar yapıldı ve OHAL kararının mümkün olan en kısa sürede kaldırılması için çaba gösterileceği söylendi. OHAL kararı devletin kurumlarına sızmış FETÖ üyelerinin temizlenmesi ve ülkenin normale dönmesi için alınmıştır. Bu kararla beraber ben herhangi bir kısıtlama olacağını düşünmemekteyim. İnsanlar yine istedikleri zaman sokaklara çıkacak gezecek ve eğlenecektir. OHAL nedeniyle Avrupa insan haklari sozlesmesi 15. Maddeye dayanilarak askiya alindi  fakat bu durum OHAL boyunca alinacak kararlarin insan haklari hukukuna ters dusecegini dusunmuyorum. Sonucta alinan bu karar ulkenin guvenligini ve huzuruni yeniden tesis etmek icin alinmistir.
Ayrıca Fransa’daki OHAL kararını ve bu kararın tekrardan uzatılmasını konuşmaktansa Türkiye’nin almış olduğu OHAL kararını konuşmak Batı devletlerinin ikiyüzlülüğünü gözler önüne sermektedir. 
8. Darbe girisimi sonrasi FETO ile baglantisi tespit edilen kisiler Milli Egitim Ve Icisleri Bakanligi basta olmak uzere cogu kurumdan cikarilmis ve haklarinda islem yapilmaya baslanmistir. Bu bos kalan kadrolar nasil ve kimler tarafindan doldurulacaktir?
- Acikcasi bu kadrolarin nasil doldurulacagi ile ilgili resmi bir bilgi yok fakat ama bana gore bu kadrolara daha once FETO uyeleri tarafindan magdur edilen kisiler getirilebilir yani daha once o kurumda calisan fakat yapilan kumpaslarla beraber isinden olan kisiler tekrar gorevlerine donebilirler. Ayrica bu kisilerin donmesi de kadrolari tamamen doldurmayacaktir ondan dolayi yapilan KPSS sinavlari ile beraber daha fazla kontenjan acilarak buralar doldurulabilir. Su anda ben dahil olmak uzere herkesin beklentisi hakedenin hakettigi yere gelecegi sekilde kadrolarin doldurulmasidir. Ayrica soylemek gerekirse devlet kurumlarindaki FETO uyelerine yonelik operasyonlar devam edecektir ve tum kurumlar temizlenene kadar bu durum boyle devam edecektir. Daha sonrasinda da az once soyledigim gibi kadrolar doldurulacak ve devlet kurumlarindaki hizmet tam tesekkullu devam edecektir
Mehmet Emin Erendor, Analist, USBED
Vefa Ferec Röportajı. Röportajın Orjinali: http://www.vesti.az/news/300012
22.07.2016 - Hit : 668


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu