Thu, 23 Nov 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

ÇıNAR: TÜRK KONSEYI’NIN SIYASI AMAÇLARı YOK

Çınar: Türk Konseyi’nin Siyasi Amaçları Yok
Bugün Kazakistan’ın başkenti Astana’da Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Keneşi) 5. Devlet Başkanları Zirvesi gerçekleştiriliyor.
Bu kurumun amaçları, hedefleri neler? Bünyesinde ne gibi sorunlar görüşülüyor? Rusya ile ve Şanghay İşbirliği Örgütü, Avrasya Birliği, Gümrük Birliği gibi Avrasya’nın uluslararası örgütleriyle etkileşimi nasıl? 
Konuyla ilgili Sputnik Radyosu’na konuşan Uluslararası Stratejik Bakış Enstitüsü Başkanı Yusuf Çınar şunları söyledi.
Türk Konseyi, Türk dili konuşan ülkelerin bir araya geldiği ve bu bağlamda ortak tarih, kültür, kimlik birlikteliklerinin devam ettirilebilmesini hedef alan bir örgüt. Dolayısıyla, bu örgütün daha çok sosyal-kültürel boyutta kalacağını düşünüyorum. Yani, siyasi bir yapılanma yerine daha çok Türk devletlerinin birbirleriyle tarihsel, sosyal bağlamında kopmamasını sağlayan bir araç konumunda.
Türkiye, bu Konseyin kurucu üyeleri arasında. Türkiye’nin temel amacı, Soğuk Savaş bittikten sonra Orta Asya ve özellikle Türk dili konuşan bu bölgedeki devletlerin birbiriyle işbirliğini arttırmak. Türk Konseyi işte bu amaca yönelik sosyal bir araç olmuştur. Peki bu bağlamda başarılı olmuş mudur? Günümüze kadar birçok birliktelik yaşanmış. Fakat şu var: Türk dilinin her devlette farklı lehçelerinin konuşulması nedeniyle Türkçe’nin Orta Asya devletlerinde bir bilim dili olma ihtimalini ben zayıf görüyorum. 
Ben baştan beri hep şu iddiadayım: Asya devletlerinin güçlü olmasında işe yarayacak en önemli şey, işbirliği yapabilme yeteneğine sahip olmalarıdır. Yani bu milletler, tek başına çok ciddi bir anlam ifade etmezken örgütlü bir yapıya büründükleri zaman, Şanghay İşbirliği Örgütü gibi, Avrasya Birliği gibi yapılarda Asya devletlerinin çok daha büyük potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum.
Bu bağlamda da Türk Konseyi’nin sosyal ve kültürel boyutlarını arttırdığı zaman ilerleyen süreçte daha etkili olabileceğini düşünüyorum. Ama şu an için büyümesini ancak ŞİO gibi, Avrasya Birliği gibi büyük örgütler ile işbirliği yaparak sağlayabilir. Şu an için tek başına karşılıklı etkileşimle, yani Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Türkiye’nin birbirleriyle etkileşimi ile uluslararası düzeyde, küresel düzeyde etki yaratma potansiyellerinin düşük olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda da ilerleyen süreçte Rusya ile işbirliği imkanlarının artabileceği kanaatindeyim.
Türk Konseyi’nin Rusya ile kurulmakta olan ilişkilerinin niteliği hakkında Türk Keneşi Danışmanı ve ilk Genel Sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı şöyle konuştu.
Bizim bazı üyelerimiz, Rusya’nın içinde bulunduğu örgütlere de üye. Mesela Türkiye, Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ne Rusya ile birlikte üye. Bazı üyelerimiz Şanghay İşbirliği Örgütü’ne, Avrasya Birliği’ne, Gümrük Birliği’ne üye. Bu bakımdan Rusya ile herhangi bir rekabet söz konusu değil, aksine bir tamamlayıcılık söz konusu. Biz Rusya’nın komşusuyuz. Ve bir de dikkat ederseniz, Rusya ile bizim bütün ülkelerimizin ilişkileri iyidir. Türkiye’nin ilişkileri gayet iyidir, Kazakistan’ın, Kırgızistan’ın, Azerbaycan’ın ilişkileri gayet iyidir. Onun için Rusya ile rekabet içine girmek gibi bir şey söz konusu olamaz.

Haberin Orjinali: http://tr.sputniknews.com/columnists/20150910/1017665817.html#ixzz3nmlF70M1


6.10.2015 - Hit : 848


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu