Fri, 22 Sep 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

JANDARMANıN SIVILLEŞMESI: VESAYETTEN KURTULMA SÜRECINDE ÖNEMLI BIR ADıM

Jandarmanın Sivilleşmesi: Vesayetten Kurtulma Sürecinde Önemli Bir Adım
Bugünlerde İç Güvenlik Yasa Tasarısı bağlamında Meclis gündeminde önemli bir konu görüşülüyor: Jandarmanın İçişleri Bakanlığı’na bağlanması. Kanaatimce bu, askeri vesayetten kurtulma sürecinde önemli bir adım, Hükümetimizi ve emeği geçenleri kutluyorum.
Türkiye askeri vesayetten çok çekmiş bir ülke. 1960’la başlayıp son perdesi 2007’ye kadar uzanan bir dizi modern ve postmodern darbeler, muhtıralar ve darbe girişimleri yaşadık. Her biri demokrasiyi kesintiye uğratan, binlerce masum insanın işkencelere ve hukuksuz yargılamalara maruz kaldığı, ocaklar söndüren, yaşama sevincimizi azaltan, verimliliğimizi düşüren, ekonomimizin çökmesine sebep olan, servetin perde arkasından hukuksuz yollarla yeniden dağıtıldığı süreçlerdi bunlar. Darbelerin kucağında bir o yana, bir bu yana savrulan, travmalar yaşayan, idrakine ve sosyal bünyesine deli gömleği giydirilmeye çalışılan toplum ne yazık ki bir türlü iç istikrarı yakalayamadı, huzura kavuşamadı. Devlet eliyle kendi insan kaynaklarımızı hoyratça harcadık, insanları çift kişilikli olmaya zorladık, başörtülü kadınlarımızı üniversite eğitimi alma ve kamuda istihdam edilme imkânlarından mahrum bıraktık. Resmi ideolojinin kalıplarına uymayan, bünyesine yabancı deli gömleğini giymemekte direnen memleket evlatlarını hain ilan ettik, hapislerde, işkencelerde çürüttük, görevlerinde yükselmelerini engelledik, özlük haklarından mahrum bıraktık. Sonuç, “dış güçlerin şamar oğlanı, kendi kendisiyle ve komşularıyla kavgalı, kişi başına geliri düşük, dünyaya satacak kalitede mal ve hizmet üretemeyen, marjinal bir üçüncü dünya ülkesi” olarak tasvir edilebilecek bir Türkiye oldu. 
Bu kısır döngüden kurtulmak, askeri vesayeti sona erdirmek, milli iradeyi hakim kılmak, seçilmişleri atanmışlarda üstün kılmak, iç ve dış politikamızı halkın yetki verdiği seçilmiş siyasetçilerin belirlediği bir ülke olmak gerekiyordu. Büyüme hızımızın artması, iç barış ve istikrarı yakalamamız, kalkınmamız ve zenginleşme sürecine girmemiz için bu şarttı. Önce 1980’li yıllarda rahmetli Özal’ın gayretleri, doğru yönde atılan adımlar, sonra da 2000’li yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğinde sergilenen kararlı tutum ve yapılan reformlar sayesinde askeri vesayet rejiminin geriletilmesi konusunda ciddi mesafeler alındı. Jandarmanın sivilleştirilmesi de bu süreçte önemli bir yeni adımı oluşturuyor. Yeterli mi? Hayır. Pekâlâ, askeri vesayeti kalıcı olarak sona erdirmek için daha neler yapılması gerekiyor?
Gerçek anlamda çoğulcu, sivil bir demokratik rejime kavuşmak için yapılması gereken birkaç reform daha var. 1) Demokratik, sivil, özgürlükçü bir Anayasa, 2) MGK’nın anayasal bir kuruluş olmaktan çıkarılması, 3) Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanması, 4) Askeri okulların müfredatının baştan sona gözden geçirilmesi, 5) Askeri yargının lağvedilmesi, ve 6) OYAK’ın özelleştirilmesi. Bu adımlar atıldığı takdirde gerçek bir sivil demokrasiden söz edebiliriz, aksi takdirde en küçük bir zaafiyet esnasında başını yeniden doğrultacak bir askeri vesayet tehlikesi altında yaşamaya devam ederiz.
Son bir not: bu satırlardan bir “asker ve ordu düşmanlığı” çıkarmaya kalkışacaklar, boşuna uğraşmasınlar. Asker-sivil ilişkilerinin normalleştirilmesi ve seçilmişlerin üstünlüğünü savunmak asla asker düşmanlığı değildir; gerçek anlamda demokratik-sivil bir rejim kurmanın gereğidir. Vatan sevgisinin yakıp yıkmakla, istikrarsızlıkla, darbe ve işkenceyle değil, barış ve huzurla, istikrara ve milli gelir artışına katkıyla ölçüldüğü bir Türkiye askerin de, sivilin de hepimizin çok daha rahat edeceği, kendini mutlu hissedeceği, dosta güven, düşmana korku telkin edecek, özgüven sahibi müreffeh bir Türkiye olacaktır.
Prof. Dr. Mustafa Acar, Aksaray Üniversitesi Rektörü
10.01.2015 - Hit : 1227


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu