Sat, 25 Nov 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

BÖLGESEL GÜÇ, BAŞAT GÜÇ KAVRAMLARı EKSENINDE ASKERI GÜÇ ANALIZI

Bölgesel Güç, Başat Güç Kavramları Ekseninde Askeri Güç Analizi
Başat güç kavramı, 16. Yüzyıldan günümüze yadigâr kalmıştır. Oysa Uluslararası ilişkiler disiplininde bölgesel güç kavramı da çok önemlidir. Bu bağlamda bölgesel güç iddiasında bulunan bir devletin ekonomik kapasitesi, nüfus potansiyeli, stratejik konumu ve askeri gücü diğer bölge devletlerinden daha iyi olmalıdır. Başat güç konumunda olan devlet ise kategori olarak, var olan devletleri yukarda sayılan özellikler itibariyle denetleyebilme kapasitesine erişmiş olan devlet diye tanımlanabilir.  Bu analizin amacı başat güçlerin veya bölgesel güçlerin kendilerini tanımlamalarında kullandığı askeri kapasite ölçütlerini hareket edebilme yeteneğine göre değerlendirmektir. Başka bir ifade ile bu analiz ABD, Japonya, İran ve Türkiye ekseninde bazı tespitlerde bulunmaktadır.
Ortaçağ’da İstanbul 1 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık şehriydi. Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul’u hakimiyeti altında uzun yıllar tutmasının ana sebebi hareket kabiliyeti yüksek bir orduya sahip olmasıdır.  Ortaçağda hareket kabiliyeti en yüksek ordu şövalyelerden oluşmaktaydı. Bu dönemde İslam Devleti, Arap yarımadasında egemenliğini pekiştirmiş,  hinterlandını genişletmiştir. İslam Devleti’nin bu başarısında hareket kabiliyeti yüksek Avrupa tarzı şövalye ordulara sahip olması ana etkendir.  16-19. Yüzyılları arasında imparatorluklara hareket kabiliyetini sağlayan ana unsur ise buharlı motorlara sahip devasa gemiler olmuştur.  Portekiz ve Hollanda, İngiliz egemenliğini dünya hakimiyetine dönüştüren okyanuslara açılabilme kabiliyetidir. 20. Yüzyılın orduları ise, hareket kabiliyetine hava gücünü eklemiştir.  Bu bağlamda Almanya ile İngiltere’nin ikinci dünya savaşında yaşamış olduğu hava savaşı buna en iyi örnektir.  Başat güçlerin, kara, deniz ve hava güçlerinde tam hakim olması zorunluyken bölgesel güçlerin hiç birisi hava, kara veya deniz kuvvetlerinde tam bir bütünlük içerisinde rakipsiz değildir. SSCB’nin dağılması ile birlikte ABD başat güç olarak rakipsiz kalmıştır.
Başat bir güç olarak ABD, 2012 verilerine göre, yedek ve aktif toplam 3 milyon askere sahiptir. ABD’nin kara kuvvetlerinin lojistik desteğini sağlayacak araç sayısı ise yaklaşık 300 bin tanedir.  ABD deniz kuvvetleri, toplam 2384 tane donanma gemisine sahiptir.  Bölgesel güçlerin sahip olamadığı 11 tane uçak taşıyıcı gemi ise ABD’nin hareket kabiliyetini sağlayan diğer önemli ayrıntıdır. ABD’nin sahip olmuş olduğu hava limanı sayısı 15 bin tanedir. ABD’nin hava gücünün temelini oluşturan uçak ve helikopterlerin toplam sayısı 18 bin tanedir.   Görüldüğü üzere ABD’nin hareket kabiliyeti çok yüksektir. Bölgesel güçler, başat güçlere göre daha sınırlı hareket kabiliyetine sahiptir. 
Japonya, Asya-Pasifik’te bölgesel bir güç olarak dikkatleri çekmektedir.  Japonya’nın sahip olduğu toplam aktif ve yedek asker sayısı 250 bin civarındadır. Japonya kara birliklerinin lojistiğini sağlamak için sahip olduğu lojistik araçlar yaklaşık olarak 5 bin tanedir. Günümüz itibariyle 1776 tane aktif hava limanına sahip olan Japonya toplam 2600 tane uçak ve helikopteri mevcuttur. Japonya deniz kuvvetleri, 110 tane donanma gemisine sahiptir. Fakat Japonya, uçak taşıyıcı gemiye sahip değildir. 
İran Ortadoğu’da bölgesel bir güç olarak dengeleri değiştirebilecek etkiye sahiptir. Bu bağlamda İran, toplam 1 milyon 100 bin tane aktif ve yedek askere sahiptir. İran, kara kuvvetlerinin hareketini sağlayacak 12 bin tane lojistik araca sahiptir. Ayrıca İran, 319 tane aktif hava alanına sahiptir.  İran’ın sahip olduğu helikopter ve uçak sayısı toplam 1400 tanedir. İran’ın donanma gemi sayısı ise, 261 tanedir. İran da Japonya gibi, uçak taşıyabilen gemilere sahip değildir.   Bu bağlamda İran Ordusu, Japonya Ordusu ile karşılaştırıldığında daha iyi hareket edebilme kabiliyetine sahiptir.
Türkiye son on yıllık dönemde Ortadoğu’da en çok sivrilen ülke konumundadır.  Türkiye için bölgesel güç yakıştırmaları yapılmaktadır. Bu bağlamda Türkiye, aktif ve yedek 1 milyon askere sahiptir.  Türkiye kara birliklerinin lojistik desteğini sağlayacak 25 bin araca sahiptir. Türkiye’nin kara birliklerini lojistik olarak destekleme kapasitesi diğer bölgesel güçlere göre daha iyi kapasitedir. Fakat Türkiye yaklaşık olarak toplamda 3000 tane uçak ve helikoptere sahip olmasına rağmen toplam 99 havaalanına sahiptir. Diğer bölgesel güçlerle karşılaştırıldığında Türkiye hava lojistiğinde zayıf görünmektedir. Türkiye toplam 265 tane donanma gemisine sahiptir. Bu bağlamda Türkiye’nin donanma gücü hem Japonya’dan hem de İran’dan daha fazladır. Buna rağmen, Türkiye uçak taşıyabilen gemilere sahip değildir. 
Sonuç olarak, ABD Ordusu’nu  diğer ordularda ayıran temel unsur hareket kabiliyetidir.  Ortaçağ’ın hareket kabiliyeti yüksek modern şövalyelerini ve yakın çağın ürünü olan uçakları ABD Ordusu buharlı gemiler ile taşıyabilmektedir. Bölgesel güçler ile başat güçler arasında askeri imkanlar bağlamında net bir ayrım söz konusudur. Japonya, Türkiye ve İran’ın bölgede diğer devletlere göre ordularının hareket kabiliyetlerinin görece yüksek lojistik desteğe sahip olmaları bu devletleri diğer bölge devletlerinden ayırmaktadır. Bir bakıma bölgesel bir gücün askeri kapasitesinin niteliğini belirleyen ana unsur hareket kabiliyeti yüksek bir orduya sahip olmaktır. Japonya’nın bölgesel bir güç olarak kabul edilmesine rağmen askeri kapasite olarak Türkiye ve İran’ın gerisinde kalması 2. Dünya Savaşı’nın sonuçlarının günümüzdeki etkisini göstermektedir. 
Dipnotlar:
[1]Torbjon L. Knutsen (Çev. Mehmet Özay), Uluslararası İlişkiler Teorisi Tarihi, İstanbul: Açılım Kitap, 2006, s. 30.
[2]“ABD’nin Askeri Gücü”, http://askerigucu.com/amerika-birlesik-devletlerinin-askeri-gucu.html, Erişim tarihi: 27.07.2011.
[3]“Japonya’nın Askeri Gücü”,  http://askerigucu.com/japonyanin-askeri-gucu.html, Erişim tarihi: 27.07.2012.
[4]“İran’ın Askeri Gücü”, http://askerigucu.com/iranin-askeri-gucu.html, Erişim tarihi: 27.07.2012.
[5]“Türkiye’nin Askeri Gücü”, http://turkiyenin.askerigucu.com/, Erişim tarihi: 27.07.2012.
Yusuf ÇINAR, Analist, USBED



3.10.2013 - Hit : 3264


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu