Fri, 22 Sep 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

DHKP-C’NİN 2015 HEDEFLERİ: SÖYLEM VE STRATEJI ANALIZI

  DHKP-C’NİN 2015 HEDEFLERİ: Söylem Ve Strateji Analizi
Geride bıraktığımız son 6-7 yıllık süreç içerisinde, uzun süreli “kapasite” yoksunluğu nedeniyle yaşadığı etkinlik sorununu çözmek adına girişimlerde bulunarak faaliyet yürüten DHKP-C, bu zaman diliminde temel hedef olarak eski örgütsel kapasitesine ve etkinlik gücüne ulaşmayı belirlemiştir. Bu süreçte daha çok legal alandaki yapılanma faaliyetleri ve eleman ve sempatizan kazanma amacıyla propaganda faaliyetlerine ağrılık veren örgüt bu yolla tabanını genişletebilme olanaklarını değerlendirmeyi hedeflemekteydi.
 2012-2013 yıllarında, legal yapılanma ve propaganda faaliyetlerinin pratiği eylemsel hareketlilik düzleminde somut biçimde kendisini göstermeye başlamış, bu dönemde bir çok eylem girişimi söz konusu olmuş ve bir çoğu da gerçekleştirilmiştir. 2012-2013 süreci ile başlayan bu eylemsel hareketlilik döneminde yaşanan Gezi Parkı olayları, örgütün açısından dönüm noktası niteliğinde öneme sahip olmuştur
Uzun süredir propaganda/söylem kaynağı açısından sorun yaşayan ve bu bağlamda birkaç temel söyleme sıkışmış olan DHKP-C için bu süreç yeni kaynakların elde edildiği bir süreç olarak değerlendirilmiştir. Özellikle son yıllarda propaganda ve söylem kurgusunu “ 19 Aralık Katliamının İntikamı ( örgütsel jargonda Hayata Dönüş Operasyonu bu şekilde tanımlanmaktadır)”, iktidar partisi olan Ak Parti’ye yönelik oluşturulan düşman imgesi, Kürt siyasi hareketi ve grupları ile yaşanan siyasal ayrışma ve Suriye krizini “anti-emperyalist” çerçevede yorumlayarak Suriye rejimi yanında yer almak üzerine inşa eden örgüt, Gezi Parkı olayları ile birlikte propaganda, söylem ve strateji açısından yeni bir döneme girmiştir.
Gezi Parkı olaylarını “Haziran Ayaklanması” olarak tanımlayan DHKP-C, bu süreçte kitlelerle ve özellikle gençlerle doğrudan temas kurabilme imkanı bulmuştur. Bu sürecin, kendisinin öncülük ettiği bir devrim süreci olarak niteleyen ve benimseyen DHKP-C, özellikle eylem stratejilerini, bir süredir uyguladığı silahlı saldırı veya canlı bomba eylemleri yerine toplumsal hareket doğasına uygun eylemler ile değiştirmiştir. Bu değişimin izleri Gezi Parkı olayları sırasında ve sonrasında gerçekleştirilen bir çok sokak çatışmasında gözlemlenebilmektedir.
Propaganda ve söyle açısından ise, yıllarca temel motto olarak kullanılan “19 Aralık Katliamı” söylemi yerine “Gezi Şehitleri” ve “Gezi Şehitlerinin İntikamı” söylemlerini ön plana çıkaran DHKP-C, Gezi Parkı olayları süresince hayatını kaybeden kişileri adeta birer örgüt üyesi şeklinde sahiplenerek bu noktada intikam ve adalet sağlama imgeleriyle potansiyel eylemlerine meşruiyet zemini oluşturmaya çalışacaktır. Bu bağlamda “ Gezi Şehitlerinin İntikamı” söylemi tıpkı “19 Aralık Katliamı” gibi örgüt açısından uzun yıllar boyunca işlevsel biçimde kullanılabilecek bir araçtır.
2015 yılında, “Gezi Şehitlerinin İntikamı” sloganı ile birlikte, yeni bir toplumsal hareket/ 2. Bir Gezi Parkı olayları süreci yaratma hedefinde olan örgüt ayrıca, Gezi Parkı olayları süresince ortaya çıkan ideolojik temelden ve ayrışmadan yoksun olan atmosferi kendi açısından araçsallaştırmaya çalışarak normal şartlar altında örgüte destek verme olasılığı düşün olan kesimlerin sempatisini kazanma arayışına girişecektir. Bununla beraber, yeni eylem stratejisi olan sokak gösterileri ve çatışmaları ile daha fazla etkinlik çabası sergileyecek olan DHKP-C, örgütsel söylemde ve propaganda sürecinde, maden kazalarından gençliğin yaşadığı sorunlara kadar ( uyuşturucu, yozlaşma v.b.) bir çok toplumsal sorunu sahiplenerek tek çözüm yolu ve “halkın gerçek temsilcisi” olarak kendisini lanse edecektir. Bu yolla, legal alan yapılamalarıyla birlikte sempati ve destek kazanma arzusu ön plana çıkarken, gerçekleştirilecek terör eylemleri noktasında ise yine” halkın temsilcisi/halkı adaleti” kimlikleri ile meşruiyet tesis edilemeye çalışılacaktır. Bölgesel konjonktür ve Türkiye’nin yaşadığı iç siyasi sorunlar da göz önüne alındığında önümüzdeki süreçte DHKP-C’nin söz konusu hedefleri doğrultusunda yapacağı hamleler dikkate değer nitelikte olacaktır.
Çağatay BALCI, Analist, USBED
10.01.2015 - Hit : 1723


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu