Thu, 23 Nov 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

SEÇIM SISTEMLERI: SIHIRBAZ, ŞAPKA VE TAVŞAN

Seçim Sistemleri: Sihirbaz, Şapka ve Tavşan
Bilmem hatırlar mısınız? Bundan yedi yıl önce Savaş Ay, programında şapkadan tavşan çıkarmaya çalışmıştı. Bir elinde şapka, diğer elinde çakmakla sihirbaz edasıyla gösterisine devam eden Ay, şapkadan tavşanı alkışlar eşliğinde çıkarmış ve masaya koymuştu. Tavşanın cansız bedenini masada görünce, aynı hızla tavşanı masadan yok etmeye çalışmış ama kameralara yakalanmıştı.  
Şapkadan tavşan çıkarmak aslında sihirbazların sıkça kullandıkları bir gösteridir. Bu gösteride kullanılan hayvanlar da ya tavşan olur ya da güvercin. Bu hayvanların şapkadan sağ sağlim çıktıklarını gördükten sonra seyircilerde hafif bir şaşkınlık olur. Kısa süreli bu durum doğal olarak kendini tebessümle birlikte alkışa bırakır. 
Nedense Savaş Ay'ın kısa süren şovunu izledikten sonra bende hafif bir burukluk oluşmuştu. İlerleyen zamanlarda, siyaset bilimi ile ilgili kitapları okurken de tesadüf işte aynı burukluğu hissediyorum.
Sihirbazların sıkça kullandıkları bu malum gösteri, siyasi hayatımızda iktidarların sıkça kullandığı bir gösteriye dönüşüyordu. Meclis'ten geçen her kanun, bende kısa süreli bir şaşkınlıkla birlikte yenirini burukluğa bırakıyordu. Özellikle, demokrasilerin bel kemiği olan Duverger'in deyimiyle partilerde "frenleme ve gaz pedalı etkisi gösteren" seçim kanunlarının çıkartılması, şapkadan çıkartılan ölü tavşanları çağrıştırıyordu. 
Parti sistemlerinin oluşmasında dahi etkisinin olduğu ileri sürülen seçim sistemlerinin, Türk Siyasi yaşamında temsilde adaleti sağlamaktan uzak bir seyir izlediği dahi görülebiliyordu. Meclisten geçen her seçim kanunu, bir tarafı aşırı hızlandırken, diğer tarafı adaletsiz bir yarışa sokuyordu. Doğal olarak bu durum mecliste kendini orantısız bir şekilde hissettirmekteydi. Özelikle, 1946-1960 yıllarında uygulanan "Liste Usulü Çoğunluk Sistemi" meclisteki renk dağılımını neredeyse yok ediyor, Türkiye'yi tek bir renge teslim ediyordu. 
1965 - 68 yıllarında uygulanan "Milli Bakiye Sistemi" kısa süreli de olsa farklı seslerin duyrulmasını kolaylaştırılsa da Adalet Partisi'nin girişimiyle değiştirilmişti.
1983'te seçim kanunu, koalisyon hükümetlerine fırsat vermemek ve radikal partilerin meclise girmelerini engellemek için tekrardan değiştirilmişti. 1986'da 1987'de 1995'te orantısızlığı azaltmak,kırılganlığı gidermek amacıyla yine yeni yeniden değişikliklerle, istenilen amaca ulaşılamamış, beklenen ve ümit edilen durum daha da vahim hale gelmişti.
Siyasetçilerin ellerinde ölü olarak doğan seçim sistemleri, meclise bırakılıyor, biraz şaşkınlık yerini tekrardan alkışa bırakarak yoluna devam ediyordu. İktidara gelen partilerin demokrasiyi unuttuğu bir ülkede, seçim sistemlerinin de şapkadan çıkartılan her tavşan gibi ölü olarak doğacağını düşünmemek biraz aptallık olmaz mıydı? 
Abdullah ÖZÇELİK, Analist, USBED
5.8.2013 - Hit : 2519


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu