Thu, 27 Apr 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

MERKEZ BANKASıNDA YENI DÖNEM VE 20 NISAN

Merkez Bankasında Yeni Dönem ve 20 Nisan
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yeni başkanı 12 Nisan 2016 tarihinde yapılan açıklama sonucunda Murat Çetinkaya oldu. Böylelikle Merkez Bankası’nda gelenek bozulmayarak kendi içinden biri başkan olmuş oldu. Bildiğimiz üzere bu süreç Süreyya Serdengeçti ile başlamış Durmuş Yılmaz ve Erdem Başçı ile devam etmişti. Şimdi de Erdem Başçı’nın koltuğuna bankacılık ve katılım bankacılığı deneyimlerinden sonra 2012 Haziran ayından beri Merkez Bankası başkan yardımcılığı görevini üstlenen Murat Çetinkaya geçti. 40 yaşında olan yeni başkan en genç başkan ünvanının da sahibi olmuştur.
Merkez Bankası’nın yeni başkanının açıklanmasından sonra belirsizlik ortadan kalkmıştır. Ayrıca hem kurum içerisinden birinin seçilmesi hem de Murat Çetinkaya’nın kökeninin bankacılık sektöründen gelmesi piyasada olumlu bir hava yaratmıştır. Dolar/TL 2.82’ye gerilemiştir. Şimdi gözler 20 Nisan’da yapılacak Para Politikası Kurulu’na çevrilmiştir. Acaba faiz oranlarında bir değişikliğe gidilecek mi?
Merkez Bankası uygulayacağı doğru politikalarla ekonominin kaderini belirlemektedir. Eğer faizler düşerse, ekonomi canlanacak tersine yükselirse de ülkede döviz bollaşacak ve döviz fiyatı artacaktır.
TCMB en son Erdem Başçı başkanlığında 25 Mart’ta gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu sonunda gecelik borç verme faizinin üst bandını 25 baz puan indirerek 10.75’ten 10.50’e çekerken, alt bandını 7.25’te bırakmıştı. Politika faizi olan bir haftalık repo faizini de %7.5’te kalmıştı.
İş dünyası 20 Nisan’da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulundan faiz indirimi beklentisindedir. Özellikle Merkez Bankası’nın faiz oranlarında uygulayacağı bir düşüşün iş adamlarının önünü açacağını ve dünyada yaşanan olumsuzlukların fırsata çevrileceğini öngörmektedirler. Ayrıca faiz indirimi için uygun ortam koşulları da bulunmaktadır. Peki bu koşullar nelerdir?
Petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı 
Kurdaki yükseliş tersine dönmüş durumda
Dış dünyada yaşanan belirsizliklerde azalma 
Bu yıl meyve ve sebze fiyatlarında iyileşme
FED’in faiz artırımına gecikmeli olarak gideceği beklentisi
Tüm bunlar doğrultusunda Merkez Bankası’nın rahatlıkla faiz indirebileceği düşünülmektedir. Ayrıca faiz indirimine gidilebilmesi için gerekli ön koşullardan biri de enflasyonun önceki dönemlere göre düşüş eğilimine girmesidir. Diğer bir deyişle faiz kararını belirleyen enflasyon oranlarıdır. Özellikle gelecekte enflasyonun düşeceği bekleniyorsa faiz artırımına gidilebilir. İçin de bulunduğumuz dönemde TL’nin dolar karşısında değer kazanması enflasyonun ilerleyen dönemlerde düşeceği sinyalini vermektedir. 20 Nisan’da gerçekleştirilecek toplantıdan çıkan olası faiz indirimi kararının anlamlı olabilmesi için ay sonunda açıklanacak enflasyon oranının Ocak ayındaki tahminlerden belirgin ölçüde düşük olması gerekmektedir. Çünkü eğer bu ay sonunda açıklanacak enflasyon oranları hedeflenen oranın oldukça üstünde kalırsa olası faiz indirimi kredibilite açısından sorun yaratır. 
Kısaca mevcut konjonktürel durumda 20 Nisan’da yeni başkan Murat Çetinkaya başkanlığında gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu’nda faiz oranının üst bandının 0.25 ya da 0.50 baz puan indirilebileceği öngörülmektedir. Böyle bir indirim -yukarıda saydığımız nedenler ve son iki aydır önceki aylara göre düşük gelen enflasyon oranlarından dolayı- piyasa için sürpriz olmayacaktır. Aksine tüm bu yaşananlar doğrultusunda asıl Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapmaması piyasa için sürpriz olacaktır.
Bakalım 20 Nisan’da gerçekleştirilecek Murat Çetinkaya’nın başkan olarak katılacağı Para Politikası Kurulu’ndan ne sonuç çıkacak? Faiz oranlarının düşürülmesinin ya da sabit kalmasının piyasaya yansımaları neler olacak? Bekleyelim ve görelim.
Perihan Hazel KAYA, Analist, USBED
18.04.2016 - Hit : 928


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu