Fri, 28 Jul 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

RUSYANıN ROMA STATÜSÜNDEN ÇEKILMESININ SONUÇLARı

Rusyanın Roma Statüsünden Çekilmesinin Sonuçları
Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yapılan bir açıklamada, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakının, Rusya ile Ukrayna arasındaki askeri bir kriz olduğu ve Rusya’nın bu fiille birlikte Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ihlal ettiği ifade edilmiştir . Buna karşılık olarak, Rusya, 16.11.2016 tarihinde, 2000 yılında imzalamış olduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)'nin kurucu metni olan Roma Statüsün'den çekildiğini açıklamıştır. Esasında Rusya, Roma Statüsünü imzalamış olmasına rağmen, Rusya Parlementosu'nda andlaşma onaylanmadığı için Statü'ye taraf olamamıştır. Başka bir ifadeyle Rusya, Statü'nün kendisi açısından bağlayıcı hale gelmesini sağlayacak hukuki işlemi yerine getirmediği için, Roma Statüsü Rusya bakımından hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir. Devletler imzaladıkları andlaşmaları onaylamak zorunda değillerdir. Yani, imzalanmış olan bir andlaşma, imzalayan devletin iç hukukunda onaylanmazsa eğer, o devletin herhangi bir uluslararası sorumluluğu doğmaz. Fakat Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (VAHS)’nin 18. maddesi, bir andlaşmaya imza atmış olan devletlere, o andlaşmayı onaylayıncaya kadar belli başlı yükümlülükler getirmiştir. Buna göre, devletler imzaladıkları bir andlaşmayı onaylamama iradelerini açıklayıncaya kadar, o andlaşmanın konu veya amacını ortadan kaldırmaya yönelik her türlü fiil veya davranıştan kaçınmak zorundadır. Başka bir deyişle, bir devlet imzalamış olduğu bir andlaşmayı onaylamak zorunda olmasa da, o andlaşmayı onaylamayacağını diğer devlet(ler)e bildirinceye kadar, andlaşmanın konu veya amacını ortadan kaldıracak davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi halinde, o devletin uluslararası sorumluluğu doğacaktır. Bu bakımdan Rusya, Roma Statüsü’nü imzaladığı 2000 yılından, “onaylamama” iradesini açıkladığı 16.11.2016 tarihine kadar, Roma Statüsünün getirdiği yükümlülüklere uygun hareket etmek ve andlaşmanın konu ve amacını ortadan kaldıracak her türlü fiil ve davranıştan uzak durmak zorundadır. Rusya’nın bu bildirimi yapmasının en temel sebebi, her ne kadar Statü’ye taraf olmasa da, VAHS md. 18 gereği Statü’nün konusunu veya amacını ortadan kaldırmama yükümlülüğünden kurtulmak istemesidir denilebilir. Rusya’nın, Suriye’de Esad güçleriyle işbirliği halinde bölgede sivil halka karşı işlemiş oldukları savaş suçlarından doğabilecek sorumluluktan kurtulmak için Roma Statüsü’nü onaylamaması da bir diğer olası ihtimaldir. Ayrıca Rusya’nın Suriye’de işlemiş olduğu savaş suçlarına yönelik İngiltere’nin UCM’de soruşturma başlatılmasını istemesi  de Rusya’yı böyle bir hamle yapmaya itmiş olabilir. Her ne sebeple böyle bir adım atılmış olursa olsun, artık UCM’de Rusya yetkililerin işlemiş oldukları savaş suçlarından dolayı yargılanması pek de mümkün görünmemektedir. Çünkü UCM’nin yargı yetkisi sadece belli başlı durumlarda doğmaktadır. Buna göre mahkemenin yargı yetkisi altındaki suç ya Roma Statüsü’ne taraf olan bir devletin ülkesinde gerçekleşecek (ülkesellik ilkesi) ya da Sözleşmeye taraf bir devletin vatandaşı tarafından işlenecektir(uyrukluk). Bu iki kriter temel şartlar olmakla birlikte, bazı istisnai hallerde bu iki kriter aranmaksızın UCM’nin yargı yetkisi doğmaktadır. Bunlardan birincisine göre, Güvenlik Konseyi bu suçların uluslararası barış ve güvenliğin tehdit veya ihlal edildiği durumlarda işlenmesi durumunda Birleşmiş Milletler Andlaşması VII. Bölüm kapsamında almış olduğu bir karar ile, durumu UCM Savcılığına intikal ettirebilir ve ilgili kişiler hakkında soruşturma başlatmasını isteyebilir. İkinci olarak ise, Statüye taraf olmayan devletler, kendi ülkelerinde ya da egemenlikleri altındaki alanlarda vatandaşları tarafından işlenen suçlar bakımından UCM’ye yargı yetkisini tanıdığına ilişkin bir bildirimde bulunarak, yalnızca söz konusu olaylar için Mahkemeyi yetkili kılabilirler. Gerek Güvenlik Konseyi’nin Mahkeme Savcısına suçları intikali durumunda, gerekse taraf olmayan devletlerin kendi rızaları ile Mahkemeyi yetkili kılması durumunda ülkesellik ya da uyrukluk kriterleri aranmamaktadır.
Görüldüğü üzere Rusya açısından uyrukluk ve ülkesellik kriterinin aranması, Rusya Statüye taraf olmadığı için artık mümkün değildir. Bunun haricinde Güvenlik Konseyi’nin VII. Bölüm kapsamında bir karar alması zaten fiili olarak mümkün değildir. Beş daimi üyeden birisi olan ve elinde veto yetkisi bulunan Rusya’nın, kendisi hakkında böyle bir karar alınmasına izin vermesi düşünülemez. Rusya imzalamış olduğu Roma Statüsü’nü onaylamayacağını bildirerek, VAHS madde 18. den doğacak yükümlülükleri de bertaraf etmiştir. Sonuç olarak Rusya’nın Suriye’de Esad Rejimi ile birlikte işledikleri savaş suçlarının soruşturulması artık mümkün görünmemektedir. 
Referanslar
1) http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37999518, Erişim Tarihi, 21.11.2016.
2) http://tr.euronews.com/2016/11/17/rusya-uluslararasi-ceza-mahkemesi-nden-ucm-cekildi-ucm-nedir-nasil-isler, Erişim Tarihi, 21.11.2016.
Tacettin ÇALIK, Analist, USBED
24.11.2016 - Hit : 863


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu