Tue, 27 Jun 2017
| Strategic Outlook Strategic Outlook  |  Uzmanlar  |  Hakkimizda  |  Yönetim Kurulu  |  Danışman Grubu  |  Dost Siteler  |  İletişim
 

RANTIYE DEVLET KAVRAMı VE SUDAN’DA VATANDAŞLARıN HÜKÜMETLERINE GÜVENI

Rantiye Devlet Kavramı ve Sudan’da Vatandaşların Hükümetlerine Güveni
Rantiye Devlet kavramı hâsılalarının tamamını veya önemli bir kısmını, sermaye, petrol, doğalgaz gibi iç kaynaklarını diğer ülkelere kiralayarak veya satarak elde eden ülke olarak tanımlayabiliriz, bir başka deyimle devletlerin hâsılalarını vatandaşlarından vergi toplamak değil ülkenin yerel zenginlikleri, petrol, altın gibi uluslar arası şirketlere kiralayarak sağlaması, bu satırlarda, Rantiye devleti kavramı üzerinde durarak üçüncü dünya ülkelerinde vatandaşlarını ne kadar etkilediğini ve hükümetlerine ne kadar güvensizlik oluşturduğunu açıklamaya çalışacağız.
Giriş
Son dönemde siyaset bilimi ve uluslar arası ilişkiler literatüründe rantiye devleti kavramı sık sık duyuluyor, ilk kez 1970’lerde Hossein Mahdavy tarafından gündeme getirildiğinde, maksat İran’daki rejim değişikliği öncesi devletin durumunu tanımlamaktı. Ancak bu çalışmayı ve problematiğini meşrulaştıran tartışmaların kökeni, İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden Soğuk Savaş yıllarında dünyayı anlamak için mevcut çekişmelerin “kapitalizm-sosyalizm” ikiliği üzerinden mi, yoksa “demokrasi-totaliteryanizm (ya da otoriteryanizm)” ikiliği üzerinden mi okunması gerektiğine yönelik tartışmalarda bulunabilir .
Mahdavy’e göre rantçı devlet, varlık koşullarını egemenlik alanındaki doğal kaynaklar üzerinden edindiği rant gelirleriyle oluşturan siyasi örgütlenmeye denk gelmekteydi.3 Bugün terim, Mahdavy’den Delacroix’a, Luciani’den Okruhlik’e, Chaudry’den Smith’e kadar pek çok yazarın düşünsel üretimlerinin neticesinde uluslararası kalkınma çalışmalarında belirli bir devlet yapısının neden kabul edilemez olduğu sorusuna verilen cevabın biçimlenmesinde etkin ve önemli bir kuramsal üretim aracı haline dönüşmüştür .

Beblawi Rantiye Devleti Temelde Dört Özelliği İle Tanımlar;
1) Rantiye bir ekonomi, “rant durumunun” hakim olduğu bir yapıdır. Ranttan elde edilen zenginlikler küçük bir grubun elinde bulunurken, toplumun büyük çoğunluğundan dağıtımından ve kullanılmasıyla ilgilenir.
2) Ekonomi yurt içinde güçlü bir üretken sektör olmadan da dış rantlar sayesinde ayakta kalabilir.
 3) Rantiye bir devlette rantın sadece ufak bir kısmı ranttan elde edilen zenginliğin tekrar canlanması için kullanılır, kazancın çoğu dağıtım için tahsis edilmiştir.
 4) Rantiye devlette hükümet dış rantın temel alıcısıdır .
Rantçı devlet, bir mülk sahibi gibi hâkim olduğu ülke topraklarının ürünlerini dış pazarlarda değerlendirmekte, değerlendirme (satış) neticesinde edindiği geliri ülke içerisinde refah artırıcı siyasetleri izleyerek ülkenin bütününe sirayet etmektedir, bunun en güzel örneği de körfez ülkelerindeki refahın artmasının sebebi rantçı devlet modelini uygulamasıdır.
Rantiye devletlerde, rant gelirleri doğrudan devletin eline geçmektedir. Bu anlamda, devlet, rant gelirlerinin dağıtımı görevini üstlenmektedir. Toplam GSY?H içerisinde rant gelirlerinin önemli bir paya sahip olması ve bu gelirlerin doğrudan ülkeye hâkim olan iktidara akması nedenleriyle, politik otoritenin iktisadi ve siyasi alanlardaki nüfuzu da artmaktadır. Bunun sonucunda, bürokrasi aşırı derecede merkezileşmekte ve bir genişleme süreci içerisine girmektedir , bürokrasinin aşırı bir derecede merkezileşmesi bir zaman Sudan’ın en büyük politik sorunlarından biri idi, neticesinde merkeze karşı çevre illeri savaş yürüttüğünü ve bütün gelişmelerin sadece 
Rantçı devlet modelini, yerel kaynaklar ile zengin olan veya yer kaynaklarını kısıtlı olan bir Arap ülkesinde tatbik ediliyor, modelin uygulanması vatandaşların üzerinde, tembelleşmesi, üretici bir halk olmak değil tüketici bir halk yapması, hükümetlerine güvenin sarsılması gibi birçok olumsuz etkileri oluşturduğunu görmekteyiz. Bu model sadece Arap ülkelerinde uygulanmıyor, Rusya, İran ve Nijerya uygulandığını görüyoruz. Ayni şekilde o ülkelerde petrolün fiyatlarını düşmesi ile ekonomisi petrole bağımlı olan bütün dünya ülkeleri ekonomisi nasıl olumsuz bir şekilde etkilendiğini görmek istiyorsak Nijerya’nın örneğini görmek daha ibretlidir.
Rantiye devleti modelini uygulayan devletlerde yolsuzluğun çok fazla olduğunu neticesinde vatandaşları hükümetlerine güvenin az olduğunu bunun yanında da vatandaşların vergi vermeyerek karşılıksız hizmetler istemesi yol açtığını görmekteyiz.
Rantiye devlet’ boyutu, Sudan’ın politik, iktisadi ve sosyal gelişim süreci ve yörüngesi üzerinde geniş kapsamlı etkiler meydana getirmiştir, Sudan’ın üzerinde yarattığı olumsuz iktisadi, siyasi ve sosyal sonuçlar yol açtığını görüldü.
Hükümet içerisinde temsil talebi, hâkim olan otoritenin vergi ihdas etmeye yönelik teşebbüsüne karşı bir tepki olarak doğmaktadır, vergilendirme, vatandaşların politika belirleme ve karar alma süreçlerine katılım isteklerini artırmakta ve bu konuda teşvik etmektedir, ama Sudan’da vatandaşların hükümetlerine çok güveni olmadığından siyasi sürecine ve özellikle seçimlere katılma oranı çok az, dolaysı ile vatandaşlar arasında siyasal kültürün gelişmediği gibi   Sudan’da merkezi hükümetlerde temsilleri az olduğundan dolayı yanında bazı bölgelerin sakinler savaş halindedir .
Sudan’da petrol üretici ülkelerinden olması ile rantiye devlet oldu, Sudan’ın ekonomisi yüzde doksanı tarıma bağlı iken, petrolün çıkarılması ile  %99 petrole bağımlı oldu, tarımı bitirdiği, Sudan halkı temleştirdiğini, yolsuzlukların eskisine göre daha artığını, vatandaşların hükümete olan güveni azaldığını görülmektedir. 
1999 yılında Sudan petrolün dünya ya satmaya başladığı yılıdır, petrol keşif edilmesi ile ülkede yolsuzluğun çok artığını gözlemlendi, bu sebebi petrol paraları şeffaf bir şekilde denetlenmediğini adil bir şekilde de Sudan’ın bölgelerine dağıtılmadığını da bir çok raporda yer verildi .
Rantsızım Vatandaş - devlet ilişkileri sarstığını gördük bunun sebebi de Cumhurbaşkanı Ömer beşer’in yakınlarını ve onun siyasi destekçilerini lüks ve müreffeh bir hayatın yaşamasıdır. Bu örnek bütün Arap ülkelerine geçerlidir . 
Rantsızım, ülkenin vatandaşlarının arasında gelir dengesizliğe yol açar, bu da Sudan’da olduğu gibi birçok orta Doğu ülkesinde görülmektedir, neticesinde ülkede bir kutuplaşmaya da sebep olur, rejimin ranttan elde etiği gelirler kendi yandaşlarına dağıtır, diğer vatandaşlar gelirden mahrum kalırlar. Hele bir ülkede eğer bir hâkim parti varsa veya bir aile yönetiyorsa bir değişiklik yapmak çok zor olur, olursa neticeleri çok ağır olur, Libya’da Arap Baharı ülkeyi vurduğunda Libya halkı ağır bedeller ödetti, Gaddafi’yi devrildikten ülke’de huzur görülmedi, sebebi Gaddafi’nin uyguladığı rantçı devlet modelidir.
Kaynakça
1) Sune, Engin ve Özdemir, Ali Murat, “Rantçı Devlet Yazını Üzerine Deneme”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 9, Sayı 35 (Güz 2012), s. 3-3.
2) Anti corruption Resource Center ‘’ Corruption and anti-corruption in Sudan’’.
3) Ahmet Yusuf Özdemir, ‘’Rantiyeci Devlet Kuramı Eleştirisi’’ http://www.academia.edu/26948461/Rantiyeci_Devlet_Kuram%C4%B1n%C4%B1n_Ele%C5%9Ftiris erişim tarihi; 30.01.2016.
4) http://sudantodayonline.com/videos.php?action=show&id=855, erişim tarihi; 31.01.2017.
5) Onur Bilgen ‘’ Petrol ve Suudi Arabistan: Bir Lütuf Mu Yoksa Bela Mı? ‘’ http://www.akademikortadogu.com/belge/ortadogu9makale/onur_bilgen.pdf, erişim tarihi;01.02.2017.
İbrahim Nassir, Analist, USBED
19.02.2017 - Hit : 734


  • Bizi Facebook'ta Bulun


 
Tum Haklari Saklidir - 2013 © USBED | Editor alioztarsu